TürkuazBG LTD

Ziyaretçi

9 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Bulgaristan vatandaşlığı başvuruları için hiç bir engel yok, Bulgaristan'daki tüm resmi kurumlar çalışıyor. * Bulgaristan'da vatandaşlık işlemleri için tek güveneceğiniz şirket, T.C. Sofya Büyükelçiliği tarafından referansı olan TürkuazBG LTD şirketidir. * Bizleri tercih etmeniz ve piyasadaki dolandırıcıların tezgahına düşmemeniz tavsiye edilir! * Tüm ayıntıları ve fiyatlarımızı VATANDAŞLIK bölümünde görmeniz mümkün. * Whatsapp. Viber ve Telefon üzerinden sıcak hattımız: 00 359 888 573 127

Dev çınarımız Hayriye MEMOĞLU 10 Mart 1934'te doğmuştu

Türk kökenli Bulgaristan vatandaşları arasında Türk kültürü üzerine çok sayıdaki araştırmalarıyla tanınan ve hatta dünyada bile ün kazanan Prof. Dr. Hayriye Memova Yenisoy, 10 Mart 1934 tarihinde Filibe'nin Kırçma kentinde doğdu ve 24 Mart 2016 tarihinde Ankara'da vefat etti. Hayriye, İptidaî Mektebi ve Rüştiyesi'ni tamamladı. Buradaki eğitimi esnasında Türkiye'il hocalardan ilham kaynağı alır. Babası Mehmet Memoğlu da uzun yıllar Encümen başkanlığı yapar. 1952’de  Sofya Üniversitesinde Türk gençlerine Türkçe eğitim veren bölümler açılınca Hayriye Memoğlu da Türk Filolojisi Bölümünde öğrenimini sürdürür. Üniversite yıllarında, Riza Mollov, Gılıb Gılıbov, Prof. M. Şiraliyev, Prof. M. Mirzazade, Prof. G. Nemeth, Prof. H. Caferoğlu, Prof. S. E. Siyavuşgil, O. Ş. Gökyay, Prof. A. N. Kononov. Prof. A. Tietze, Prof. E. Trijarski, Prof. Wl. Zajaczkowski gibi ünlü Türkologlarla tanışıp, kendiisni iyice geliştirir. Fakültenin diğer Bölümlerinde olduğu gibi, Türk Filolojisi'nde de öğrenci bilimsel derneği kurulur ve bilim araştırmaları alanında ilk adımlar atılmaya başlar. Bölümün öğrenci derneğini Asistan R. Mollov yönetir, Hayriye Memoğlu da derneğin başkanlığına seçilir. Yazmış olduğu ilk yazıları “Sabahattin Ali’nin Kuyucaklu Yusuf Romanı” ve “Mihail Şolohov ve Eserleri” başlıklı ilk yazıları 1955’te “Yeni Işık” gazetesinde yayımlanır. 1956 yılında Türkoloji Bölümü ilk mezunlarını verir, bunlar arasında bulunan Hayriye Memoğlu da yüksek başarıyla diploma alır. Mecburî hizmet olarak Kırcaali Türk Türk Pedagoji Kolejinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğine atanır. Kolejde öğrenci derneği kurarak üye öğrencilerden bazılarıyla bölgedeki Türk köylerinden folklor malzemesi toplar. Daha sonra  Eski Zağra'daki Öğretmen Uzmanlaşma Enstitüsüne “Türk Okulları” Kürsü başkanlığına atanır. Burada epey başarılı olur ve ülkedeki 3 Türk Pedagoji Kolejini sık sık ziyaret eder, Yaz aylarında Enstitü'deki öğretmenlere kurslar düzenler, bilimsel-metodik içerikli makaleler yayımlar. Ayrıca, bu yıllarda Türk folklor ve diyalektoloji malzemesi toplamaya da devam eder. Enstitüde kaldığı dönemde Bulgar Bilimler Akademisinin Düzenlediği bilimsel ekspedisyonlara da katılır, Kuzeydoğu Bulgaristan’da Gagavuzların dili, kültürüyle ilgili malzeme toplar. Sofya Üniversitesi Türkoloji Bölümünün açmış olduğu sınavı yüksek puanla kazanarak, burada 22 yıl boyunca azimle çalışır ve ders verir. Ardından Bakü’ye gönderilerek Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Türk Dili ses bilgisi ve leksikoloji alanında ihtisas yapar ve Doktora Tezini savunur. 1984-1989 döneminde uygulanan zorla Bulgarlaştırma  döneminde evi defalarca basılır ve didik didik aranır. Ev kitaplığından tüm Türkçe kitapları büyük bir kamyona yüklenerek birçoğu yakılır, diğer kısmı ise Sofya St. Kliment Ohridski Üniversitesi'nin bodrum katındaki depolardan birinde demir parmaklıklarla bölünmüş bir yerde kilit altına alınır. Hayriye Yenisoy, kanlı Jivkov yönetiminin,  sözümona Tek Ulus kurma politikasına açıkça karşı çıktığı nedeniyle hakkında soruşturma açılır. Herhangi bir emir olmadığı, işine son verilmediği hâlde Hayriye Süleymanoğlu, bir fabrikada yaklaşık 4 yıl boyunca en ağır koşullarda temizlikçi ve işçi olarak buraya sürgün edilen Bulgar aydınlarıyla birlikte çalıştırılır. Hayriye Memoğlu-Süleymanoğlu bu karanlık günlerde dahi millî benliğini, insanlık haysiyetini korur, Bulgar Güvenlik Servisi'nin 6. Ünitesinde ve sık sık çağırılır ve haftalarca süren soruşturmalarda insanlığı, adaleti, Türklüğü savunur. Tüm zorluklara göğüs gererek, her hareketiyle hapisanelerde, sürgünde bulunan yüzlerce öğrencisine, kader kardeşlerine manevi güç verir ve adı âdeta bir efsane olur. Hayriye Süleymanoğlu yıllar önce Doçent seçilir, ancak Türkleri Bulgarlaştırma süreci başlayınca doçentliğinin onaylanması da durdurulur. 10 Kasım 1989 tarihinde totaliter rejime son verilmesine rağmen, Türkiye’ye göç ettikten sonra da Bulgaristan ile ilişkilerini kesmez.  Hayriye Süleymanoğlu'nun doçentliği de Bakanlar Kuruluna bağlı Yüksek Atestasyon Komisyonu tarafından onaylanır. Burada Ankara Üniversitesi'nde göreve başlar, söz konusu sözlük üzerinde de çalışmalarını sürdürür. 2007 yılında bu sözlüğün güncelleştirilmiş yeni varyantı T. C. Millî Eğitim Bakanlığı'nca Ankara’da yayımlanır. Bulgaristan’da yayımlanmış eserlerinde dilcilik konuları ağırlıklı olmuştur. Türkiye döneminde de bu alanda çalışmalarını sürdürerek Bulgaristan Türklerinin ve öteki Balkan Türklerinin edebiyatı üzerine de eserler yazmıştır. Özellikle Balkan Türklerinin göç felâketi ve bunun bir devamı olan Türkiye’deki sıkıntılı, üzüntülü uyum süreçlerinin edebiyata yansıması esas araştırma konusu oluşur ve profesörlük için çalışmaları da bu konuda olur. Başlık olarak 250 dolayında eseri olan Hayriye Memoğlu'nun yazıları Türkçe, Bulgarca, Rusça, Slovakça ve İngilizce olarak Bulgaristan, Türkiye, Azerbaycan, Çekoslovakya, Norveç, Hollanda, ABD ve diğer. ülkelerde yayımlanır. Bu başlıklar arasında Bulgarcaya ait kitapları da bulunmaktadır. Bulgarcanın gramerini Türk dilinde 8 ilk kez yazan Hayriye Süleymanoğlu olmuştur. Bu kitaplarda karşılaştırmalı yöntem uygulanır, Türkçe'nin ve Bulgarca'nın fonetik, sözcük yapımı ve gramer özellikleri üzerinde durulur, bu iki dilin farklı ve benzer yönleri vurgulanır. 25-30 yıl bir süreden sonra ilk kez Türk çocuklarına bir bağış ve hatıra olarak Türkçe ders kitaplarını eşi Mehmet Süleymanoğlu ile birlikte hazırlanır. T. C. Millî Eğitim Bakanlığı da bunları bağış olarak Bulgaristan Eğitim ve Bilim Bakanlığına gönderilir. Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı'nda, Eğitim ve Bilim Bakanlığında en yüksek düzeyde düzenlenen toplantılarda, ükledeki Türkleri temsil ettiğini iddia eden, Hak ve Özgürlükler Hareketini temsil eden komisyonun başkanlığını yaparak Türkçe'nin Türk çocukları olan okullarda zorunlu bir ders olarak verilmesi üzerinde ısrarla direniz. Türkçe öğretimi konusunda en yüksek Bulgar devlet makamlarıyla görüşerek bu konunun Bulgaristan yasaları çerçevesinde olumlu yönde çözümünü ısrarla ister. Sofya Yüksek İslâm Enstitüsü'nde de Türkçe dersleri vererek eğitime katkıda bulunmaya devam eder. Sofya’da düzenlenen etkinliklere bildirileriyle katılır. Bulgar meslektaşlarıyla da sıkı ilişkilerini, ortak bilimsel çalışmalarını sürdürür ve Sofya’da çıkmakta olan uluslararası dergilerde makaleleri yayımlanır. Hayriye Süleymanoğlu Yenisoy, Türkiye’de ve Türkiye dışında düzenlenen birçok ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve panellere bildirileriyle katılır. 1994’te Süvari dergisinin, 2004 yılında da Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı’nın TÜRKSAV lâyık görülür. Başka kurum ve kuruluşlarca da ödüllendirilir. /Kaynak-TürkuazBG/

 


Copyright © 2014. All Rights Reserved.